PSV Eindhoven’ın alt yapı tesislerinin girişinde yazan bu söz, gençlere ilk mesajını “parmağını sallar” biçimde veriyor. “Yeteneklerin olabilir ama çalışmazsan bir hiç olursun” deniyor. “Sahip olduklarınız yeterli değil, bir disiplin gerek” şeklinde küçük ama değerli bir öğüt veriliyor...
Çok değerli futbolcular çıkaran Hollandalıların bu sözü "esas" aldığı belli oluyor. Kaliteli kumaşa sahip oyuncuların elinden tutan eğitmenler, aynı zamanda onlara çalışmayı ve çalışmanın önemini öğretiyor. E, durum böyle olunca da "başarı" kaçınılmaz oluyor. Hem bireysel anlamda hem de takım anlamında büyük başarılar elde ediliyor.
Şimdi gelelim Türk futbolu ve futbolcusuna... Yetenek yok mu? Var... Hırs, inanç, tutku yok mu? Onlar da var. Peki, öyleyse neden başarılı olamıyoruz? Cevap net; "Çalışmıyoruz, çalışmayı bilmiyoruz."
Nice yetenekli oyuncumuz Türkiye liglerine tıkılıp kaldı... Sergen, bunların bir tanesi... Sergen Yalçın; süper solak...
Sergen Yalçın katıldığı bir programda " Bayern Münih'e transferim vardı ancak beni bir araştırmışlar, almadılar" diyor. Onun yetenekli olduğunu herkes biliyor ama yeteneğin tek başına anlam ifade etmediği de kocaman bir gerçek...
Güncel örnek olarak da Batuhan, Burak, Volkan Şen ve Sercan Yıldırım'ı söyleyebiliriz. Özellikle Burak için ilk çıktığı dönemlerde, "yıldız olur" şeklinde düşünceler vardı. Ancak gel gelelim, Burak Şenol Güneş'in usta ellerine gelene kadar mahvetti kendini, geç kaldı. Şimdi onda varolan yetenekler sergileniyor ama yıllar sonra... Batuhan, Volkan ve Sercan da Burak Yılmaz'ın izinden gidiyor... Asıl gelişimi sağlayacakları dönemde çalışmak yerine eğlenmeyi tercih ettiler. Ve olması gereken seviyenin çok altındalar... Hala umut var bu üç oyuncu için. Birisi Fatih Terim'in ellerinde, biri Şenol Hoca'nın ellerinde, Batuhan ise çok istikrarlı bir kulüpte.
Bitirmeden, Arda diyelim... Üç kelime; yetenek, azim ve inanç... Gerisi üç nokta.
Fahri ERCAN
Çok değerli futbolcular çıkaran Hollandalıların bu sözü "esas" aldığı belli oluyor. Kaliteli kumaşa sahip oyuncuların elinden tutan eğitmenler, aynı zamanda onlara çalışmayı ve çalışmanın önemini öğretiyor. E, durum böyle olunca da "başarı" kaçınılmaz oluyor. Hem bireysel anlamda hem de takım anlamında büyük başarılar elde ediliyor.
Şimdi gelelim Türk futbolu ve futbolcusuna... Yetenek yok mu? Var... Hırs, inanç, tutku yok mu? Onlar da var. Peki, öyleyse neden başarılı olamıyoruz? Cevap net; "Çalışmıyoruz, çalışmayı bilmiyoruz."
Nice yetenekli oyuncumuz Türkiye liglerine tıkılıp kaldı... Sergen, bunların bir tanesi... Sergen Yalçın; süper solak...
Sergen Yalçın katıldığı bir programda " Bayern Münih'e transferim vardı ancak beni bir araştırmışlar, almadılar" diyor. Onun yetenekli olduğunu herkes biliyor ama yeteneğin tek başına anlam ifade etmediği de kocaman bir gerçek...
Güncel örnek olarak da Batuhan, Burak, Volkan Şen ve Sercan Yıldırım'ı söyleyebiliriz. Özellikle Burak için ilk çıktığı dönemlerde, "yıldız olur" şeklinde düşünceler vardı. Ancak gel gelelim, Burak Şenol Güneş'in usta ellerine gelene kadar mahvetti kendini, geç kaldı. Şimdi onda varolan yetenekler sergileniyor ama yıllar sonra... Batuhan, Volkan ve Sercan da Burak Yılmaz'ın izinden gidiyor... Asıl gelişimi sağlayacakları dönemde çalışmak yerine eğlenmeyi tercih ettiler. Ve olması gereken seviyenin çok altındalar... Hala umut var bu üç oyuncu için. Birisi Fatih Terim'in ellerinde, biri Şenol Hoca'nın ellerinde, Batuhan ise çok istikrarlı bir kulüpte.
Bitirmeden, Arda diyelim... Üç kelime; yetenek, azim ve inanç... Gerisi üç nokta.
Fahri ERCAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder