Twitter'dayım

13 Eylül 2011 Salı

Dakika 80

Spor Toto Süper Lig bu hafta nihayet başladı, hem de çok güzel başladı. İlk haftanın gol sayısı da tatmin ediciydi. Çölde insan nasıl suya muhtaç ise futbol sevgisini kalplerinde hisseden insanlar da  gole o kadar muhtaç. Neyse ki bu hafta tüm maçlarda gol gördük ve bu gollerin birçoğu da klas gollerdi. Uzak köşeye bırakılan plaseler, kaliteli frikikler, rövaşatalar, organize goller... Bu hareketler uzun zamandır gözümüzde tütüyordu, özlem giderdik.

Futbolseverler için iyi bir futbol haftasıydı diyebiliriz...
Alex De Souza'nın şık vuruşunu Orduspor kalecisi aynı güzellikte çıkardı.
İlk Haftanın Defosu
Bu güzelliklerin yanında başka ilginç noktalara da dikkat çekmek gerek. Bu hafta gözüme çarpan en belirgin konu "80.dakika" ve sonrası...

Bu hafta 9 maç oynandı ve bu karşılaşmalarda toplam 23 gol atıldı. Bu 23 golün de 6'sı -yani yaklaşık olarak %25'i- son 10 dakikada atıldı. 80'den sonra atılan bu gollerin yarısı da kardeş payı olarak 4 büyüklerin 3'üne gitti.(TS, GS ve BJK).
Fizik kapasitesi yüksek takımlar daima bir adım öndeler...

Oyuncu kalitesi olarak ligin üzerinde dediğimiz bu takımlar, fizik olarak rakiplerinin çok gerisindeler. Anadolu takımları teknik anlamdaki açıklarını fizik olarak kapatmaya çalışıyorlar ki, bunu da gayet iyi başarabiliyorlar. Bu sezonun ilk haftasında bu durumu gayet iyi gördük. TS, GS ve BJK'nin oynadığı maçlarda bu durumu inceleyelim.

İBB-GALATASARAY

İBB-GS maçı Olimpiyat Stadı'nda oynandı ve bu stadyum büyük takımlara karşı avantaj olarak kullanılabiliyor. Stad tıklım tıklım bile olsa bu baskı unsuru haline gelmiyor, gelemiyor, getirilemiyor. Stadyumun sıkıntıları yapıldığı günden bu yana tartışılageliyor zaten. Bunun yanında, İBB'nin büyük takımlara karşı oyununu da hesap eden biri bu maçın Galatasaray için zor geçeceğini söylese hiç de uçuk bir fikir gibi görünmezdi doğrusu. Öyleyse Galatasaray ne yapmalıydı? En az İBB kadar mücadele etmeliydi ve teknik oyuncularıyla da sonuca gitmeliydi. Ancak olan şu: İBB Galatasaray'dan biraz daha fazla mücadele etti, teknik oyuncularını-Webo gibi- da oyunun içine sokmayı başarınca sabırla beklemeye başladı. Nitekim aradığı golü de buldu. Sonra durum İBB'nin lehine döndü ve Galatasaray'ın gardının düşmesinden sonra ikinci golü de bularak maçı galibiyetle noktaladılar.

BJK-ESKİŞEHİR

BJK- Eskişehir maçında da çok farklı durumlar görmedik aslında. Eskişehir haddini bilerek çıkmıştı sahaya ve rakibinin tehlikeli ayaklarını biliyordu. Orta alanı sıkı tutmak, ileriye atılan toplarla da bir şekilde golü bulmak Eskişehir'in hedefiydi. Zaten Beşiktaş'ın savunması eksiği gediği bol olan bir savunma. Sağ bekte aslında stoper olan Toraman, sol bekte savunması kötü olan Köybaşı, ortada ise iyi bir milli maç dönemi geçirmeyen Egemen. Orta sahada ise Quaresma ve Simao gibi savunma yönü hiç olmayan oyuncular var. Bu halde ne oluyor? Eskişehir'in aradığı ortam meydana çıkıyor. Lafı fazla uzatmadan, yakaladıkları pozisyonları değerlendirip sonuca gidiyorlar. Ve sonuç 3 puan Eskişehir'in. 

TRABZONSPOR-MANİSASPOR

Trabzonspor- Manisa maçında bunlardan biraz farklı bir durum ortaya çıkTI. Trabzon ilk yarıda bulduğu golle öne geçiyor, ikinci yarıda ise rakibi 10 kişi kalıyordu. Bu durum Trabzon takımının istediği gibi. Ancak Trabzon'un rahatlığı ve Manisaspor'un direnci maçın kırılmasına mani oluyor. Dakikalar 88'i gösterdiğinde Kanadalı golcü Simpson çıkıyor sahneye ve Trabzonspor'u suratı asık şekilde gönderiyor.

Bu üç maçta da fizik üstünlüğü sonucu belirliyor. Birkaç teknik oyuncunun varlığı galibiyet getirirken, bunların olmayışı mağlubiyet veya beraberlikle sonuçlanıyor. Anadolu takımları haddini bildiği ve buna göre hareket ettiği sürece büyük takımlar kabus görmeye devam edecek.
tersiz

NOT: Bu takımların içine Fenerbahçe'yi de dahil edebilirdim ancak Fenerbahçe takımı diğerlerine göre büyük badireler atlattığı için hazırlık süreci daha sıkıntılı oldu. Gelenler ve gidenler hep bir belirsizlik içinde yaşandığı için bu haftalık eleştiriyi, en azından olumsuz bir şeyleri, haketmediler diye düşünüyorum. Fenerbahçe'nin tek avantajı çekirdek kadrosunun genel anlamda korunması. Sezonun ilk maçına iyi başladıkları söylenemez, iyi sonuç almış olsalar bile.



Sercan Yıldırım çok yetenekli ancak fizik olarak yetersiz bir görüntü çiziyor.




80 ve sonrasındaki goller:

Dk. 84 Batuhan (Eskişehirspor)
Dk. 82 Webo (İstanbul Büyükşehir Belediyespor)
Dk. 89 İhsan (Gençlerbirliği)
Dk. 86 Serdar Özkan (Ankaragücü)
Dk. 79 Uğur (Medical Park Antalyaspor)
Dk. 88 Simpson (Manisaspor)


Fahri ERCAN

1 yorum:

  1. nası özensiz bir yazı bu yahu? dilbilgisi çalışmalısın...

    YanıtlaSil